Eskiden notebookların markası, gücü, tasarımı farklılık yaratma yoluydu. Sırf tasarımı için Macbooklar alındı. Sony Vaio’lar PC’lerin en havalısıydı. İşadamları ise bir Toshiba’yı sevdi, bir de hp’yi. Ama şimdi netbookların hepsi nerdeyse birbirinin aynı. Güçleri, performansları, hatta tasarımları bile birbirlerine çok yakın. Artık boyut ve renklerle öne çıkmaya çalışıyorlar. Ama ne yaparsa yapsınlar nafile, üç aşağı beş yukarı hepsi birbirinin aynı. Şimdilerde notebook etiketleri (skins), netbooklarla birlikte iyice yayılmaya başladı; sürüden ayrılmanın formülü oldular. Bu “skin”leri evde plastik etiketlere basarak üretenler olsa da, “başım ağırmasın kaliteli olsun” diyenler hazırlarına yöneliyor. İşte size yaratıcı “skin”lerden üç tane. Daha fazlası için linkin peşine düşebilirsiniz.
Netbook Notebooku solluyor mu?
3 kiloluk notebooku taşımaktan sıkıldınız mı? Ya da internete girip herşeyi yapabileceğinizi iddia eden cep telefonunun minik ekranı sizi çıldırtıyor mu? Netbook almanın vakti gelmiş demektir.
Artık çok daha fazla insan netbook sahibi olmak için teknoloji mağazalarını ziyaret ediyor. Son KDV indirimiyle yok satmaya başladılar. Örneğin Vatan’da, Darty’de, Teknosada istediğiniz modeli istediğiniz mağazada bulmak neredeyse imkansız. Bir de Türkcell’in, Arçelik’in, Türk Telekom’un (yakında ttnet’in) kampanyalarıyla piyasada bir netbook sıkıntısı yaşanabilir. Bu sene yaklaşık 21 milyon netbook’un satışa sunulacağı söyleniyor. Rakam geçen senenin 2 katı.
Çoğu kişinin bilgisayarı sadece internette dolaşmak, chat yapmak, e-postalarını kontrol edip, you-tube’da film izlemek için kullandığı düşünülürse, netbookların performansı bu işler için yeter de artar bile. Ucuz maliyeti de cabası. Eksileri, optik sürücü olmaması ve klavyesinin küçük olması. Ama ona da kolayca alışılıyor. Öyle görülüyor ki 2009 netbookların patlama yapacağı yıl olacak.






